
Son yüzyılımız içinde en büyük katliamlardan biri de İkinci Dünya Savaşı sırasında Çin’de yaşanmıştır. Fakat ne yazık ki Batılılar bize bolca Yahudi Soykırımında bahsederken bu katliamdan hiç bahsetmezler hatta bu konu üzerine hiç düşülmemiştir. Dahası Japonlar savaş boyunca Çin’de işledikleri insanlık dışı suçlar için özür dahi dilememişlerdir. 13 Aralık yani bugün Nanjing katliamının başlangıcının tam 88’nci yıldönümüydü. Katliamda hayatını kaybedenler bir kez daha anıldı.
Asya’da Japon Yayılmacılığı ve Nanjing Katliamı
Japonya, 19 yüzyılın sonlarında sanayi ve askeri alanlarındaki modernleşme hamlesiyle birlikte Asya-Pasifik’te önemli bir güç haline dönüşmüştür. Böylelikle Japonya’nın Asya’da hakimiyetini genişletme fikirleri de ortaya çıkmıştır. Tarih 18 Eylül 1931’i gösterdiğinde Japonya Mukden Olayını bahane ederek Mançurya bölgesini işgal eder ve gizlice kaçırdığı eski Qing İmparatoru Puyi’yi kukla Mançurya hükümetinin başına geçirir. 1931’den 1937 yılına kadar Japonya ve Çin çeşitli şekilde çatışmalara girerler. Fakat savaş 7 Temmuz 1937’de Marco Polo Köprüsü olayı bilenen olayla birlikte artık İkinci Çin-Japon Savaşı kesin olarak başlar. Japon ordusu ile Çin ordusu Kasım 1937’de önce Şanghay’da şiddetli çatışmalara girer ve 13 Aralık 1937’de Japon ordusunun dönemin başkenti Nanjing’e girmesiyle birlikte savaşın artarak devam eder. 13 Aralık 1937’te başkent Nanjing’in düşmesiyle birlikte Mart 1938’e kadar geçen 6 hafta içinde Japonlar, Nanjing’te yaklaşık 300 bin sivil, kadın, çocuk ve yaşlıyı katletmiştir. Çin’e gelmeden önce Nanjing katliamıyla ilgili çok az bir fikrim vardı. Nanjing Katliamı Müzesini ziyaret edince bu insanlık dramının ne kadar dehşet verici olduğunu gözlerimle görme imkanım oldu. Müzede Çinli kadınların Japon askerleri rahatlatmak için seks kölesi olarak kullanılması, silahsız sivillerin çeşitli şekillerde katledilmesi gibi birçok konuyla ilgili fotoğraf ve belge görüyorsunuz. Ayrıca binlerce sivilin toplu şekilde gömüldüğü toplu mezarları ve kemikleri de görebiliyorsunuz. Fakat Nanjing Katliamını araştırırken ve müze gezerken en dikkatimi çeken ise Çin’in Japonya’ya karşı bir nefret beslemeyi amaçlamaktan çok barışa yönelik vurguları olmuştu.
Nanjing Katliamıyla ilgili film önerileri
Konuyla ilgili izlenebilecek çeşitli film önerilerini sizler için derledik.
Dead to Rights (2025)

Çince orijinal ismi ‘Nanjing Fotoğraf Stüdyosu (南京照相馆)’ olan ‘Dead to Rights’ filmi İkinci Çin-Japon Savaşı’nın zaferinin 80’nci yıldönümünde vizyona girdi. Filmin konusu kendisini fotoğraf geliştiricisi olarak tanıtan postacının Nanjing’in düşüşü sonrası Japon askeri fotoğrafçısının şehirdeki katliamları çektiği fotoğrafları tüm dünyaya duyurmak için fotoğraf negatiflerini kaçırmasını konu alır.
Nanjing! Nanjing! City of Life and Death (2009)

Konuyla ilgili çekilmiş ve izlenmesi gereken en iyi filmdir. Japonların Nanjing’te yaptığı tüm katliamları tüm çıplaklığıyla gösterilmiştir.
Nanking (2007)

Iris Chang’ın “Nanjing’in Tecavüzü” (1997) adlı kitabından esinlenerek çekilen 2007 yapımı bir belgesel filmidir.
John Rabe (2009)

Siemens şubesinin yöneticisi Alman iş adamı John Rabe günlüklerine dayanarak çekilmiş filmdir. Filmde John Rabe’nin siviller için bir güvenli bölge kurulması ve Çinli sivilleri kurtarma mücadelesi anlatılır.
Savaşın Çiçekleri (The Flowers of War- 2011)

Başrolünde Christian Bale’nin oynadığı filmde işgal sırasında bir Amerikalının, bir grup kadınla birlikte bir kiliseye sığınması ve rahip kılığına girerek kadınları güvenli bir yere götürmeye çalışması konu edinmektedir.
Black Sun: The Nanking Massacre (1995)

Hong Kong yapımı olan bu filmde Nanjing’te yapılan korkunç katliamları etkileyici bir şekilde aktarmaktadır.





