Türkiye borsası için saat çalışıyor.
Bu bir panik alarmı değil, “uyan da treni kaçırma” alarmı.
Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir. Zaten yatırım tavsiyesi olsaydı bu kadar net yazılmazdı.,

FAİZ: HERKES SARILDI, HERKES SIKILDI
Önce temel mesele: faiz.
2026’da faizler inecek. Bir gecede değil; yavaş yavaş. Finansal dönüşümler böyle olur. Büyük para sessiz hareket eder. Faiz indikçe para piyasası fonlarının cazibesi azalacak. Bugün “risksiz getiri” diye sarıldığımız limanlar, yarın sıradanlaşacak.
Peki bu para nereye gidecek?
“Altın?”
“Gümüş?”
“Kıymetli madenler?”
Onlar da hikâyenin içinde ama artık ön planda değiller. Altın ve gümüş, büyük ölçüde olmaları gereken yerlere geldiler. Belki 2026’nın ilk çeyreğinde bir hamle daha gelir. Ama sonrasında tablo daha sakin olacak.
Bu sırada genel emtia piyasasının yoluna devam etmesini bekliyorum.
Enerji
Sanayi metalleri
Tarım
Ama Türk yatırımcısı için ana mesele emtia değil.
Faiz ve altın.
Faiz cazibesini kaybedecek.
Altın ve gümüş tempoyu düşürecek.
Ve bu noktada, uzun süredir yatayda bekleyen Borsa İstanbul, Türk yatırımcısı için tekrar cazip hale gelecek.
Bir gerçek var ki herkes hissediyor ama az kişi konuşuyor: stopaj
Kuyumcudan fiziki altın almadığın sürece, neredeyse her şey stopaja tabi.
Yüzde 17,5.
Bu oran küçümsenecek bir detay değil.
Ama BIST fonları ve hisse senetleri?
Stopaj yok.
Matematik burada başlar, yorum biter.
Zaman içinde faizden ve altından çıkan para, istemese bile yön değiştirecek. Bu bir tercih meselesi değil.
Paranın duygusu olmaz.
Gelelim siyasi boyuta.
Ben, siyasi olarak Türkiye’nin Amerika’dan ziyade Avrasya ülkeleriyle ittifakını savunan bir kalemim. Ama konu Türkiye borsası olduğunda, ideoloji kenara konur. Yabancı yatırımcının baktığı yer nettir: risk, getiri, denge.
Amerika ile sürekli gerilim mi, yoksa daha ılımlı bir ton mu?
Cevap tartışmaya açık değil.
Ilımlı ton, sıcak para için katalizördür.
Sevmez ama gelir.
Çünkü para ahlaklı değildir, fırsatçıdır.
Ve döngüler.
Takip edenler bilir; ben döngülere bakarım. Özellikle 4 yıllık döngülere. Likidite çizgi gibi gitmez. Sinüs dalgalarını önemsiyorum.
Takvimi geri saralım.
Yıl 2022.
ABD piyasaları:
S&P 500 düşüşte.
Nasdaq perişan.
Altın, gümüş baskı altında.
Borsa İstanbul?
Likidite güçlü.
Ve sonuç:
Yaklaşık yüzde 197 yükseliş.
Aynı yıl.
Aynı dünya.
Ters yön.
2026’da aynı oranı beklemiyorum. Ama şunu söylüyorum:
Dünya piyasaları zorlanırken, Türkiye borsasının ayrışma ihtimali tarihsel olarak güçlüdür.
Geçmiş veri bunu söylüyor.
Özetle:
Faiz düşüyor.
Altın dinleniyor.
Vergi baskısı artıyor.
Likidite yön değiştiriyor.
Ve Borsa İstanbul sahneye tekrar çıkıyor.
2026 için soru şu değil:
“Borsa yükselir mi?”
Asıl soru şu:
“Yükselirken sen hâlâ tereddüt mü ediyorsun?”
Yazar: Tekin Sekmez
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları The Silk News’e aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü The Silk News ismi kullanılmadan kesinlikle yayınlanamaz.




