
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018’de Güney Afrika tarafından düzenlenen BRICS zirvesine katılmış ve Türkiye’nin gruba katılmayı düşünebileceğini söylemişti. Böylelikle ilk kez bir NATO üyesi devlet BRICS zirvesine katılmıştı. Bu yıl BRICS, resmi olarak Cezayir, Belarus, Bolivya, Küba, Endonezya, Kazakistan, Malezya, Nijerya, Tayland, Türkiye, Uganda, Özbekistan ve Vietnam oluşan 13 yeni ülkenin partner ülke olarak eklendiği ilan edildi. Böylelikle Türkiye BRICS zirvesine katılmakla kalmayıp BRICS’e partner olan ilk NATO ülkesi oldu. Türkiye daha önce NATO’dan ilk savrulmasını ŞİÖ’nün diyalog partneri olarak göstermişti.
Türkiye’nin batıyla uyuşmazlıkları Asya’ya yönelişinde etkili oldu
Türkiye hem jeopolitik hem de dış politika olarak kendine has özellikleri olan bir ülkedir. Türkiye’nin coğrafi ve kültürel olarak hem doğunun hem de batının bir parçası olması nedeniyle dış politikasını çeşitli sorunlara göre konumlandırmasını değiştirebilmektedir. Bu nedenle Türkiye hiçbir dönemde batıyla tam bağımlı bir dış politika izlememiştir. Özellikle Türkiye batıyla ilişkileri ne zaman sıkıntıya girse Asya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye yönelmiştir. Kurtuluş Savaşı’nda itilaf devletleriyle savaşırken Bolşevik Rusya’nın desteğini alması ve kurulan cumhuriyetin Sovyetlerle dostluk politikası izlemesi bunun bir örneğidir. 1960’lı yıllarda Kıbrıs krizi ve Johnson mektubuyla batıyla sorunlar yaşayan Türkiye, Sovyetler Birliği’yle yakın ilişkiler geliştirmiş ve Sovyet yardımlarıyla ağır sanayi tesislerin kurulmasını sağlamıştı. Benzer şekilde, 1997 yılında AB’nin Lüksemburg zirvesinde Türkiye’nin AB aday üyelik sürecinin başlatılmamasına tepki gösteren Bülent Ecevit hükümeti Rusya Federasyonu ve Çin’le yakın ilişkiler kurma siyaseti izlemişti.
Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) diyalog partneri olarak NATO içinde ilk yarılmayı gerçekleştirmişti. 2016 yılında Türkiye’nin PKK/PYD/FETÖ terör örgütlerine yardımlarından dolayı bozulan AB ve ABD ilişkilerinin Rusya ile ilişkilerinin düzelmesi etkisiyle ŞİÖ üyesi olabileceği gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın ‘ŞİÖ bizim alternatifimiz olabilir’ demesi üzerine Türkiye, ŞİÖ üyesi olmamasına rağmen 2017 yılında ŞİÖ Enerji Kulübü başkanı olmuştu. İlerleyen süreçte Türkiye’nin ŞİÖ’ye tam üyeliği tartışması gündeme gelmişti. Diğer taraftan Türkiye, NATO’ya aykırı olarak Ukrayna Savaşı’nda taraf olmadı ve Rusya’ya ekonomik yaptırım uygulamayarak farklı bir tercih yaptı.
Türkiye’nin adil ve çok kutuplu dünyadan yana tavrı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BRICS’teki konuşmasında ‘daha adil bir dünya mümkündür şiarıyla hareket ediyoruz ve çözüm bulmaya ehemmiyet veriyoruz’ diyerek yeni bir düzen arayışında olduğunu bir kez daha vurguladı. Sebebini ise ‘Çünkü İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen kendilerinden bekleneni veremiyor’ diyerek ABD sonrası kurduğu BM’nin İsrail’e karşı Filistin ve Lübnan’a saldırılarındaki çözümsüzlüğünün altını çizdi. Ayrıca Erdoğan, BRICS’in daha adil bir küresel düzenin inşasına eşsiz katkılar sunduğuna inandığını da belirtti. BRICS zirvesine Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas’ın da katılımı ve BRICS ülkelerinin İsrail’e karşı düşünüldüğünde BRICS’in daha etkili bir mekanizma kuracağı da görülüyor.
Türkiye’nin çok kutuplu dünyada önemli bir girişim olarak gördüğü Türk Devletleri Teşkilatından (TDT) Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın BRICS zirvesine katılması oldukça önemlidir. Türkiye’nin küresel güneyle ilişkilerini güçlendirmesinde TDT ile BRICS arasında bir ortak noktası gelişmiş oldu. Türk devletleri artık hem ŞİÖ’nün bir parçası hem de BRICS’in partner devleti oldular.
Ankara’daki bombalı saldırı Türkiye’nin BRICS’e yönelişine bir mesaj
Ankara’da terör örgütü PKK’nın Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ.’ye (TUSAŞ/TAI) yaptığı saldırının zamanlaması oldukça manidar oldu. Üstelik Erdoğan BRICS zirvesi için Rusya’nın Kazan şehrinde iken Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki bir noktanın seçilmesi bir tesadüften çok planlı bir organizasyon olduğunu gösteriyor. Birçok terör saldırısı uzun bir planlama süreci ve izlemeden sonra gerçekleştiği düşünüldüğünde bu ihtimalin yüksek olduğu gözükmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde ABD’nin piyonu olan PKK/PYD üzerinden Türkiye’nin BRICS’e ve Rusya’yla gelişen ilişkilerini bir mesaj verdiği görülüyor. Türkiye’nin terör saldırısı sonrası Irak ve Suriye’deki PKK/PYD hedeflerini vurması da esas tehdit merkezinin neresi olduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan saldırının Erdoğan’ın BRICS zirvesi için gittiği Kazan’da Putin ile görüşmesinden öncesi gerçekleşmesi de düşündürücüdür. Erdoğan, Putin ile görüşmesinde Türkiye’nin PKK/YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadelesinde kararlı olduğunu ve bu konuda Rusya ile iş birliğine hazır olduklarını söyledi. Görüşmede iki ülke arasında terörle mücadele alanında iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğinin altı çizdi. Türkiye’nin Rusya ile Suriye’nin kuzeyinde yapabileceği bir işbirliği PYD/PKK’nın bölgedeki varlığına büyük bir tehdit oluşturacaktır.
Türkiye’nin yeni kurulacak düzende yer alma isteği batıyla ittifakından ağır basıyor
BRICS’e Türkiye’nin partneri olması neler getirip neler götüreceğini göreceğiz. Türkiye’nin BRICS’e yönelişi nedeniyle çeşitli terör saldırıları, AB ve ABD’nin yaptırımlarıyla yüzleşebilir. Türkiye hem coğrafi konumu hem de çıkarları gereği ne batı kopabilir nede yeni kurulan düzende doğuyla ilişkilerini geliştirmekten vazgeçebilir. Fakat Türkiye’nin yeni kurulacak düzende güçlü konum elde etme isteği batıdan daha ağır basıyor. Erdoğan’ın konuşmasında batının kurumlarının işleyişinin çöktüğünü işaret etmesi oldukça önemlidir. Türkiye içinde bulunduğumuz küresel sistemin bittiğini ve yeni bir sistem kurulması gerektiğini açık yüreklilikle ifade ediyor. Yeni kurulacak sistemin ise bir parçası olmak istediğini BRICS partnerliğiyle taçlandırıyor.
Bu yazının İngilizcesi 29 Ekim 2024’te Modern Diplomacy’de yayınlamıştır.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları The Silk News’e aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü The Silk News ismi kullanılmadan kesinlikle yayınlanamaz.



