
Özbekistan Eski Dışişleri Bakanı ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) eski Genel Sekreteri Vladimir Norov, Linkedin hesabın yaptığı paylaşımda Türk Yatırım Fonunun Orta Koridoru geliştirilmesinde önemli katkıları olabileceğini altını çizdi. İşte Norov’un yazısı
Zangezur Koridoru / TRIPP de dahil olmak üzere Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası), küresel tedarik zinciri yeniden yapılanması ve yükselen Doğu-Batı ticareti ortamında stratejik bir öncelik haline gelmiştir.
Önemi artık tartışılmaz; günümüzün en önemli zorluğu kapasite, verimlilik ve entegrasyondur. Bu bağlamda, Türk Yatırım Fonu (TYF) katalizör rolü oynamak için iyi bir konumda bulunuyor.
600 milyon ABD doları başlangıç sermayesiyle sermayesini ve uluslararası pazarlar yoluyla büyümeyi arttırmayı planlıyor.
Tutucu bir senaryoda, TYF’in sermayesi 2030 yılına kadar 1-1,5 milyar ABD dolarına ulaşabilirken, elverişli bir piyasa ve jeopolitik ortam daha da güçlü bir genişlemeyi mümkün kılabilir.
Önemli olan, Fonun proje performansına bağlı sermaye büyümesini vurgulamasıdır; bu da güvenilirliği ve uzun vadeli sürdürülebilirliği artırır.
Türk Yatırım Fonu, çeşitli kritik yollarla katkıda bulunabilir:
Ulaşım yolundan ekonomik koridora
Sadece demiryollarına, limanlara ve lojistik merkezlerine değil, aynı zamanda gümrük dijitalleşmesine, enerji güvenliğine ve dijital bağlantıya da yatırım yaparak, TYF, Orta Koridoru bağımsız bir transit yolu olmaktan ziyade entegre bir ekonomik ekosisteme dönüştürmeye yardımcı olabilir.
Stratejik Projelerin Riskini Azaltabilir
Sınır ötesi altyapı projeleri genellikle koordinasyon ve siyasi risklerden muzdariptir.
Türk Yatırım Fonu’nun Kalkınma Finans Kurumları (DFI) ve Uluslararası Finans Kurumları (IFI) ile birlikte ortak finansmanı, bu riskleri azaltabilir, özel sermayeyi çekebilir ve bilançosunun tek başına izin verdiğinden daha büyük yatırımların önünü açabilir.
Dijitalleşme Bir Güç Çarpanı Olabilir
Son verilerin gösterdiği gibi, Trans-Hazar güzergahındaki yük hacimleri 2024 yılında keskin bir şekilde arttı ve doğru yatırımlarla 2030 yılına kadar 11 milyon tona ulaşabilir.
Dijital gümrük, e-belgeleme ve sınır ötesi veri alışverişi, orantılı sermaye harcaması olmadan verimliliği önemli ölçüde artırabilir.
Ulusal öncelikleri bölgesel bağlantıyla uyumlu hale getirmek
Koridor yatırımlarını, çatışma sonrası yeniden yapılanma ve kapsayıcı büyüme de dahil olmak üzere ulusal kalkınma hedefleriyle ilişkilendirerek, Türk Yatırım Fonu siyasi sahiplenmeyi ve uzun vadeli sürdürülebilirliği güçlendirir.
Güçlü yatırım disipliniyle yönetilir ve aşamalı, risk bilincine sahip bir stratejiyle uygulanırsa, Türk Yatırım Fonu, Orta Koridor’un bir sonraki gelişim aşaması için temel bir kurum haline gelebilir ve onu rekabetçi, dirençli ve geleceğe hazır bir Avrasya bağlantı omurgasına dönüştürmeye yardımcı olabilir.



